Bir tanığın soruşturma ve kovuşturma aşamalarındaki beyanları arasında çelişki bulunması, tek başına yalan tanıklık suçunun oluştuğunu kanıtlar mı? Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun bu konudaki kriterleri nelerdir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #95342

Cevap: Hayır, kanıtlamaz. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2020/499 K. sayılı kararında da vurgulandığı gibi, tanığın beyanları arasında çelişki bulunması tek başına yalan tanıklık suçunun sübutu için yeterli değildir. Suçun manevi unsuru olan 'kasten' hareket etme, yani gerçeği bilerek ve isteyerek değiştirme unsurunun şüpheye yer vermeyecek şekilde ispatlanması gerekir. Tanığın olayı yanlış algılaması, unutması, yanılması, ihmal göstermesi veya olayı kendi algılayış biçimi içinde samimi olarak farklı anlatması durumlarında suçun manevi unsuru oluşmaz. YCGK, yalanın 'gerçeğin kasten değiştirilmesi' olduğunu, bu nedenle tanığın beyanlarındaki çelişkinin nedeninin (yanılma mı, kasıt mı) dikkatle araştırılması gerektiğini ve suçun tüm unsurlarının, özellikle de kastın, kesin olarak ispatlanması gerektiğini belirtmektedir (barandogan.av.tr_yalanci-sahitlik...).