Kolluk (polis/jandarma) önünde verilen bir ifadenin sonradan yalan olduğunun anlaşılması, TCK m. 272 kapsamında yalan tanıklık suçunu oluşturur mu? Yargıtay'ın bu konudaki yerleşik içtihadının gerekçesini açıklayınız.
Cevap: Hayır, oluşturmaz. TCK m. 272, yalan tanıklık suçunun 'tanık dinlemeye yetkili kişi veya kurul önünde' işlenmesini şart koşar. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'na (CMK) göre, soruşturma aşamasında tanık dinlemeye yetkili makam Cumhuriyet savcısı, kovuşturma aşamasında ise mahkeme, naip hakim veya istinabe olunan hakimdir. Kolluğun (polis/jandarma) CMK anlamında 'tanık' dinleme yetkisi yoktur; kolluk, bilgi sahibi kişilerin beyanını 'ifade sahibi' veya 'bilgi sahibi' olarak alır. Bu beyanlar CMK'daki tanık beyanının hukuki sonuçlarını doğurmaz (örneğin yemin ettirilemez). Yargıtay'ın yerleşik içtihadı da bu yöndedir. Yargıtay 9. CD, 2013/8656 K. ve 8. CD, 2021/2757 K. sayılı kararlarında, kolluğun tanık dinleme yetkisi olmaması sebebiyle, kollukta verilen gerçeğe aykırı beyanların TCK m. 272'deki suçun maddi unsurunu oluşturmadığına ve fail hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine hükmetmiştir (barandogan.av.tr_yalanci-sahitlik...).