Bir kişi, satın aldığı ikinci el aracın 'change' (motor ve şasi numaraları değiştirilmiş çalıntı araç) olduğunu öğrendiğinde, satıcıya karşı hem Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'a (TKHK) hem de Türk Borçlar Kanunu'na (TBK) dayalı olarak hangi durumlarda dava açabilir? Bu iki kanunun uygulanmasındaki temel ayrım kriteri nedir?
Cevap: Bu iki kanun arasındaki ayrım, satıcının ve alıcının sıfatına göre yapılır. Eğer satıcı, ticari veya mesleki amaçlarla (örneğin galerici) hareket eden bir kişi ise ve alıcı da ticari veya mesleki olmayan amaçlarla (kişisel kullanım için) aracı satın alan bir tüketici ise, uyuşmazlığa 6502 sayılı TKHK hükümleri uygulanır. Bu durumda alıcı, TKHK m. 11'deki seçimlik hakları (sözleşmeden dönme, bedel indirimi, ücretsiz onarım, misliyle değişim) kullanabilir. Eğer satıcı, aracını satan sıradan bir vatandaş ise (mesleki amaç gütmüyorsa) veya alıcı aracı ticari faaliyeti için alıyorsa, taraflar arasındaki ilişki 6098 sayılı TBK'daki satıcının ayıptan sorumluluğu hükümlerine (TBK m. 219 vd.) tabi olur. Bu durumda da alıcı, TBK m. 227'deki benzer seçimlik haklara sahiptir. Temel ayrım kriteri, satıcının 'satıcı' veya 'sağlayıcı' sıfatını taşıyıp taşımadığı ve alıcının 'tüketici' olup olmadığıdır (kadimhukuk.com.tr_change-arac-davasi-cenc).