BMDHS m.95 ve m.96'da düzenlenen 'savaş gemileri' ve 'kamu hizmetinde kullanılan ticari olmayan gemiler' için tanınan mutlak dokunulmazlık ilkesinin hukuki temeli nedir? Roselina-A bir kargo gemisi olmasaydı da bir Türk sahil güvenlik gemisi olsaydı, Alman fırkateyninin müdahalesi nasıl değerlendirilirdi?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #95331

Cevap: BMDHS m.95 ve m.96'da düzenlenen mutlak dokunulmazlığın hukuki temeli, 'devletlerin egemen eşitliği' ve 'devletlerin dokunulmazlığı' prensipleridir. Savaş gemileri ve benzeri devlet gemileri, bayrağını taşıdıkları devletin egemenliğini denizde temsil eden organlar olarak kabul edilir. Bu nedenle, başka bir devletin yargı ve icra yetkisinden muaftırlar. Bu kural, yerleşmiş teamül hukukunun bir yansımasıdır. Eğer Roselina-A bir kargo gemisi değil de bir Türk sahil güvenlik gemisi (veya herhangi bir savaş gemisi) olsaydı, Alman fırkateyninin ona müdahale etmesi, durdurması veya araması, BMGK kararı dahi olsa, uluslararası hukukun en temel kurallarından birinin çok ağır bir ihlali olurdu. Böyle bir durumda Türkiye'nin tepkisi ve başvurabileceği karşı tedbirler çok daha sert olabilirdi. Zira bu, sadece bir ticari gemiye yapılan haksız bir müdahale değil, doğrudan Türk devletinin egemenliğine yönelik bir saldırı olarak nitelendirilirdi (sen.av.tr_roseline-a-gemisine-mudahale).