HMK m. 393/1 uyarınca, ihtiyati tedbir kararının uygulanmasının bir hafta içinde talep edilmesi zorunluluğu getirilmesinin ardındaki temel hukuki gerekçe nedir? Bu sürenin geçirilmesinin sonucu, asıl dava açılmış olsa bile neden tedbirin kendiliğinden kalkmasıdır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #95324

Cevap: HMK m. 393/1'deki bu düzenlemenin temel gerekçesi, geçici hukuki koruma niteliğindeki ihtiyati tedbirin kötüye kullanılmasını önlemektir. Bir taraf, lehine bir tedbir kararı aldıktan sonra bunu uzun süre uygulamayarak karşı taraf üzerinde haksız bir baskı kurabilir veya piyasa koşullarını kendi lehine manipüle edebilir. Tedbirin amacı, acil bir hukuki koruma sağlamaktır. Bu aciliyet ortadan kalktığında veya talep eden taraf bu aciliyete uygun davranmadığında, tedbirin varlık sebebi de zayıflar. Kanun koyucu bu nedenle, tedbir kararını alan tarafın, kararın kendisine tefhim veya tebliğinden itibaren bir hafta gibi kısa bir sürede uygulama talebinde bulunmasını şart koşmuştur. Bu süre, talebin ciddiyetini ve ihtiyacın devam ettiğini gösterir. Süreye uyulmaması, tedbire olan ihtiyacın ortadan kalktığına dair bir karine oluşturur ve bu nedenle, asıl dava süresinde açılmış olsa bile, tedbir kararı kendiliğinden (ipso iure) kalkar. Bu, menfaatler dengesini korumaya yönelik bir düzenlemedir (HMK Madde 393 Gerekçesi).