Bir bölge adliye mahkemesi, ilk derece mahkemesinin sanık hakkında verdiği 4 yıl hapis cezası kararını, suç vasfını lehe değiştirerek ve çeşitli indirimler uygulayarak 2 yıl hapis cezasına indirmiştir. Bu durumda, CMK m. 286/2-b'deki 'cezayı artırmayan' ve 'beş yıldan az' olma koşulları gerçekleştiği için karar kesin midir? Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2023/504 K. sayılı kararının bu senaryoya etkisi ne olur?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #95318

Bu senaryoda, lafzi yoruma göre karar kesin gibi görünmektedir. Çünkü sonuç ceza (2 yıl), ilk karardan (4 yıl) daha azdır ve beş yıllık temyiz sınırının altındadır. Yargıtay 11. Ceza Dairesi'nin görüşü bu yöndedir. Ancak, YCGK'nin 2023/504 K. sayılı kararının getirdiği 'hak eksenli' yorum, bu durumu değiştirebilir. YCGK, suç vasfının 'aleyhe' değişmesi durumunda temyiz yolunun açık olması gerektiğini belirtmiştir. Peki suç vasfı 'lehe' değişirse ne olur? Bu durumda da, kararın temyiz edilebilir olduğunu savunmak mümkündür. Çünkü; 1) Cumhuriyet Savcısı veya Katılanın Temyiz Hakkı: Savcı veya katılan, suç vasfının lehe değiştirilmesinin hatalı olduğunu, ilk karardaki vasfın doğru olduğunu iddia ederek, kamu adına veya mağdur hakları adına temyiz yoluna başvurma hakkına sahip olmalıdır. 2) Sanığın Temyiz Hakkı: Sanık da, lehe değişen suç vasfından bile mahkum olmak istemeyebilir ve tamamen beraat etmesi gerektiğini veya daha lehe bir suç vasfının (örneğin taksirli suç) uygulanması gerektiğini savunarak temyiz yoluna başvurmak isteyebilir. YCGK'nin kararının ruhu, bir üst mahkeme denetimini (temyiz) kısıtlayan hükümlerin dar yorumlanması gerektiği yönündedir. Bu nedenle, suç vasfının (lehe veya aleyhe) değiştiği her durumda, kararın temyiz edilebilir olduğu, ancak Yargıtay'ın incelemesinin sadece 'suç vasfına yönelik' iddialarla sınırlı kalacağı savunulabilir. (Kaynak: sen.av.tr/tr/makale/suc-vasfinin-degismesi-sebebiyle-temyiz-hakkinin-kisitlanmasi)