Bir ihtiyati tedbir kararının uygulanması sırasında (örneğin bir deponun mühürlenmesi), tedbir konusu mal üzerinde hak iddia eden ve davada taraf olmayan bir 'üçüncü kişi', bu iddiasını nasıl ileri sürebilir ve bu iddianın hukuki sonucu ne olur?
HMK m. 393/4 uyarınca, ihtiyati tedbiri uygulayan memur bir tutanak düzenler ve 'tedbir konusu ile ilgili her türlü iddia bu tutanağa geçirilir.' Dolayısıyla, tedbir uygulanırken orada bulunan ve mal üzerinde hak iddia eden (örneğin 'bu mallar benim, borçlunun değil' diyen) üçüncü kişi, bu iddiasını tedbiri uygulayan memura beyan ederek tutanağa geçirtmelidir. Bu, iddiasını resmi olarak kayda almanın ilk adımıdır. Ancak bu beyan, tek başına tedbirin uygulanmasını durdurmaz. Memur, iddianın varlığını tutanağa yazarak tedbiri uygulamaya devam eder. Üçüncü kişinin, bu hakkını korumak için, genel hükümlere göre 'istihkak davası' (İİK m. 96 vd.) açması veya tedbirin haksız olduğunu ve kendisine zarar verdiğini düşünüyorsa, tedbir kararına karşı HMK m. 394 uyarınca itiraz yoluna başvurması veya sonrasında tazminat davası (HMK m. 399) açması gerekir. Tutanak, bu davalarda önemli bir delil olacaktır. (Kaynak: barandogan.av.tr_..._ihtiyati-tedbir-kararinin-uygulanmasi.html)