Bir avukatın, Avukatlık Kanunu Taslağı'na göre kuracağı 'avukatlık şirketi'nin, TTK'ya tabi bir anonim veya limited şirket olması, avukatlık mesleğinin 'kamu hizmeti' niteliği ve 'bağımsızlık' ilkesi ile nasıl bir potansiyel çatışma yaratabilir?
Avukatlık şirketinin TTK'ya tabi bir sermaye şirketi olarak kurulması, mesleğin temel ilkeleriyle potansiyel çatışmalar yaratabilir: 1) Kamu Hizmeti ve Ticari Amaç Çatışması: Avukatlık, bir kamu hizmeti ve serbest meslektir; temel amacı kar elde etmek değil, adalete hizmet etmektir. Anonim/limited şirketlerin temel amacı ise kar elde etmektir. Bu durum, şirketin ticari kaygılarının, adalete hizmet etme ve müvekkil menfaatini koruma gibi kamusal görevlerinin önüne geçmesi riskini doğurabilir. 2) Bağımsızlık İlkesinin Zedelenmesi: Bir sermaye şirketinde, yönetimi ve kararları etkileyen ana güç sermayedir. Şirkete dışarıdan ortak alınması veya şirketin başka ticari faaliyetleri olan bir holdingin parçası olması durumunda, avukatın yargı, müvekkil ve karşı taraf karşısındaki 'bağımsızlığı' tehlikeye girebilir. Örneğin, şirketin büyük bir ortağının veya bağlı olduğu grubun menfaatleri, avukatın bir davada alacağı tutumu etkileyebilir. Bu nedenlerle, avukatlık şirketlerinin yapısının, ortaklık şartlarının (sadece avukatların ortak olabilmesi gibi) ve ticari faaliyet sınırlarının, mesleğin bu temel ilkelerini koruyacak şekilde çok sıkı kurallarla düzenlenmesi zorunludur. (Kaynak: sen.av.tr/tr/makale/avukatlik-kanunu-taslagi-degerlendirmesi)