Yalan tanıklık suçunda, tanığın gerçeğe aykırı beyanları arasındaki 'kısmi çelişkinin yorum farkı olarak değerlendirilebilecek mahiyette olması' ne anlama gelir? YCGK 2015/154 K. sayılı kararındaki olayı esas alarak bu kavramı açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #95296

Bu kavram, tanığın bilinçli olarak yalan söyleme kastıyla değil, olayı algılayış ve ifade ediş biçimindeki farklılıklardan kaynaklanan küçük tutarsızlıkları ifade eder. YCGK'nin 2015/154 K. sayılı kararındaki olayda, tanık, olayı bizzat görmemiş, mağdurdan duyduklarını aktarmıştır. Savcılıkta 'mağdur iğfal edildiğini söyledi' derken, mahkemede 'sözlü taciz edildiğini söyledi' demiştir. Yüksek Mahkeme, bu durumu şu gerekçelerle yalan tanıklık olarak görmemiştir: 1) Tanık olayın doğrudan görgü tanığı değil, bir aktarıcısıdır. 2) Mağdurun yaşadığı olayı anlatırken kullandığı ifadelerin, tanık tarafından farklı şekillerde yorumlanması ve aktarılması mümkündür. 3) İki beyan arasındaki fark, olayın özünü temelden değiştiren bir yalan değil, detaya ilişkin bir 'yorum farkı' niteliğindedir. Bu tür, kastın varlığını şüpheye düşüren ve yorum farkı olarak kabul edilebilecek küçük çelişkiler, yalan tanıklık suçunun manevi unsurunun (bilerek ve isteyerek gerçeği saklama) oluşmadığını gösterir. (Kaynak: barandogan.av.tr_..._yalanci-sahitlik-yapmanin-cezasi.html)