TCK m. 273/1'de düzenlenen 'kişinin kendisinin veya yakınlarının soruşturma ve kovuşturmaya uğramasına neden olabilecek bir hususta yalan tanıklık yapması' halindeki cezasızlık veya indirim sebebi, Anayasa'nın hangi temel ilkesinin bir yansımasıdır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #95293

Bu hüküm, Anayasa'nın 38. maddesinde yer alan 'Hiç kimse kendisini ve kanunda gösterilen yakınlarını suçlayan bir beyanda bulunmaya veya bu yolda delil göstermeye zorlanamaz' ilkesinin bir yansımasıdır. Bu ilke, 'nemo tenetur se ipsum accusare' veya 'kimsenin kendini suçlamaya zorlanamaması' olarak bilinir ve adil yargılanma hakkının temel bir unsurudur. TCK m. 273/1, bu anayasal güvenceyi yalan tanıklık suçu açısından somutlaştırmaktadır. Kanun koyucu, bir kişiyi, kendisini veya en yakınlarını (üstsoy, altsoy, eş, kardeş) ceza tehdidi altına sokacak bir konuda doğruyu söylemeye zorlamanın, insan onuru ve adil yargılanma hakkıyla bağdaşmayacağını kabul etmiştir. Bu nedenle, böyle bir ikilem içinde kalarak yalan söyleyen tanığa, cezasızlık veya cezada indirim şeklinde bir ayrıcalık tanımıştır. (Kaynak: barandogan.av.tr_..._yalanci-sahitlik-yapmanin-cezasi.html)