Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2023/504 K. sayılı kararında, suç vasfının değişmesi halinde temyiz yolunun açık tutulması gerektiği belirtilirken, 'adalet, eşitlik ve hakkaniyet ilkeleri'ne atıf yapılmıştır. Bu ilkelerin somut olaydaki yansımasını, suç vasfı doğru ve yanlış belirlenen iki ayrı sanığın karşılaşabileceği farklı sonuçlar üzerinden açıklayınız.
YCGK, bu ilkelere atıf yaparak şu duruma işaret etmiştir: Farz edelim ki, aynı fiili işleyen iki ayrı sanık var. Sanık A'nın yargılandığı mahkeme, fiili doğru bir şekilde 'kasten öldürmeye teşebbüs' olarak vasıflandırıyor ve bu karar temyize gidiyor. Sanık B'nin yargılandığı mahkeme ise aynı fiili yanılgılı olarak 'kasten yaralama' olarak vasıflandırıyor ve bölge adliye mahkemesi bu vasfı 'kasten öldürmeye teşebbüs' olarak düzeltiyor ancak cezayı artırmadığı için kararın kesin olduğunu belirtiyor. Bu durumda: 1) Eşitlik İlkesi İhlal Edilir: Aynı fiili işleyen iki sanıktan A, Yargıtay denetiminden geçerken, B bu haktan mahrum kalır. Bu durum, kanun önünde eşitlik ilkesini zedeler. 2) Adalet ve Hakkaniyet Zedelenir: Sanık B, suç vasfının doğru belirlenmemesi nedeniyle, daha ağır bir infaz rejimine (örn: 1/2 yerine 2/3 koşullu salıverme), daha uzun süreli hak yoksunluklarına veya olası bir af kanunundan farklı yararlanma durumuna, bir üst mahkeme denetimi olmadan tabi tutulmuş olur. Bu, adalet ve hakkaniyet duygusuna aykırıdır. YCGK, bu tür adaletsizlikleri önlemek için, suç vasfının aleyhe değiştiği her durumda, ceza miktarına bakılmaksızın temyiz yolunun açık olması gerektiğini savunmuştur. (Kaynak: sen.av.tr/tr/makale/suc-vasfinin-degismesi-sebebiyle-temyiz-hakkinin-kisitlanmasi)