Bir avukatın, yalan tanıklık yapması için bir kişiyi ikna etmesi eylemi (azmettirme), görevi kötüye kullanma suçuyla (TCK m. 257) nasıl bir ilişki içindedir? 'Tali norm' ilkesi bu durumda nasıl işler?
'Tali (ikincil) norm' ilkesi, ceza hukukunda suçların içtimaı kurallarından biridir. Bu ilkeye göre, bir fiil hem genel bir normu (görevi kötüye kullanma gibi) hem de özel bir normu (yalan tanıklığa azmettirme gibi) ihlal ediyorsa, 'özel normun önceliği' ilkesi gereğince faile sadece özel normdan ceza verilir. Genel norm, özel norm tarafından 'tüketilir'. TCK m. 257 (görevi kötüye kullanma), kanunda ayrıca suç olarak tanımlanmamış fiiller için uygulanan genel ve tali bir hükümdür. Bir avukatın yalan tanıklığa azmettirmesi fiili, TCK m. 272 ve m. 38'de özel olarak 'yalan tanıklığa azmettirme' suçu olarak tanımlanmıştır. Bu nedenle, Yargıtay 5. CD, 2017/4048 K. sayılı kararında da belirtildiği gibi, bu durumda avukat hakkında öncelikle özel norm olan yalan tanıklığa azmettirme suçundan işlem yapılmalı, bu suçun unsurları oluşmuyorsa tali norm olan görevi kötüye kullanma suçu değerlendirilmelidir. Faile aynı fiilden dolayı her iki suçtan birden ceza verilemez. (Kaynak: barandogan.av.tr_..._yalanci-sahitlik-yapmanin-cezasi.html)