Avukatlık Kanunu Taslağı'nda, avukatlık ücretinin 'başarıya bağlı olarak' kararlaştırılabileceği öngörülmektedir. Bu düzenlemenin mevcut durumdan farkı nedir ve avukat-müvekkil ilişkisine potansiyel etkileri neler olabilir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #95274

Mevcut Avukatlık Kanunu m. 164'e göre, avukatlık ücreti davanın kazanılan kısmı üzerinden yüzde yirmi beşi aşmamak üzere kararlaştırılabilir. Ancak bu, tamamen başarıya endeksli bir 'şarta bağlı ücret' (contingency fee) sözleşmesi anlamına gelmez; genellikle sabit bir ücretle birlikte bir başarı primi kararlaştırılır. Taslakta yer alan 'asgari bir miktar belirtilmek kaydıyla başarıya bağlı olarak kararlaştırılabilir' ifadesi, bu uygulamayı daha net bir şekilde düzenlemektedir. Bu, avukatın hiçbir peşin ücret almadan, sadece dava kazanılırsa belli bir yüzde alacağı şeklinde bir anlaşmayı engeller; mutlaka 'asgari bir miktarın' belirlenmesi şart koşulur. Ayrıca, her iki durumda da ücretin en az 'dörtte birinin peşin ödenmesi' kuralı getirilmektedir. Bu düzenlemenin potansiyel etkileri: 1) Adalete Erişimi Kolaylaştırabilir: Dava masraflarını peşin ödeyemeyen ancak haklı olduğuna inanan müvekkillerin avukat tutmasını kolaylaştırabilir. 2) Menfaat Çatışması Riski: Avukatın, kendi mali çıkarını müvekkilin menfaatinin önüne koyma, davayı uzlaştırmak yerine sonuna kadar götürme gibi eğilimlere girmesi riski doğurabilir. Taslaktaki 'asgari miktar' ve 'peşin ödeme' şartları bu riskleri dengelemeyi amaçlamaktadır. (Kaynak: sen.av.tr/tr/makale/avukatlik-kanunu-taslagi-degerlendirmesi)