Bir depremde yıkılan binada hem ölüm hem de yaralanma neticeleri meydana gelmiştir. Müteahhidin 'bilinçli taksirle' hareket ettiği kabul edilirse, ceza sorumluluğu nasıl belirlenir? TCK'daki ilgili özel içtima hükmünü belirterek açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #95268

Müteahhidin 'bilinçli taksirle' hareket ettiği kabul edildiğinde, tek bir fiille (binanın hatalı inşası) hem taksirle ölüme hem de taksirle yaralanmaya neden olunmuştur. Bu durumda farklı neviden fikri içtima (TCK m. 44) değil, bu durumu özel olarak düzenleyen TCK m. 85/2 hükmü uygulanır. TCK m. 85/2, 'Fiil, birden fazla insanın ölümüne ya da bir veya birden fazla kişinin ölümü ile birlikte bir veya birden fazla kişinin yaralanmasına neden olmuş ise, kişi iki yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır' şeklindedir. Bu, taksirli suçlar için öngörülmüş özel bir 'gerçek içtima' veya 'özel içtima' kuralıdır. Dolayısıyla, müteahhide 2 ila 15 yıl arasında 'tek bir ceza' tayin edilir. Bu ceza, TCK m. 22/3 uyarınca bilinçli taksir nedeniyle üçte birden yarısına kadar artırılır. Neticelerin ağırlığı (ölü ve yaralı sayısı) ise TCK m. 61 uyarınca temel cezanın alt sınırdan uzaklaştırılarak belirlenmesinde dikkate alınır. (Kaynak: sen.av.tr/tr/makale/ayni-veya-farkli-ruhsatli-yapilarda-deprem-nedeniyle-gerceklesen-olumler-ile-yaralanmalarda-ictima)