Bir avukatın, olaya ilişkin bilgisi olmayan kişileri, müvekkilinin lehine ifade vermeleri için ikna ederek kollukta gerçeğe aykırı tanıklık yapmalarını sağlaması eylemi, TCK açısından hangi suçu/suçları oluşturur? Yargıtay 5. CD, 2017/4048 K. sayılı kararında bu eylemin hangi suç kapsamında tartışılması gerektiğini belirtmiştir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #95265

Bu eylem, TCK açısından 'yalan tanıklığa azmettirme' (TCK m. 272, m. 38) suçunu oluşturur. Avukat, yalan tanıklık yapma kararını bu kişilerde oluşturan kişi olarak 'azmettiren' sıfatıyla sorumlu olur. Yargıtay 5. Ceza Dairesi'nin 2017/4048 K. sayılı kararında, bu eylem nedeniyle avukat hakkında 'görevini kötüye kullanma' (TCK m. 257) suçundan dava açıldığı, ancak mahkemenin bu eylemin öncelikle 'yalan tanıklığa azmettirme suçunu oluşturup oluşturmayacağını' tartışması gerektiği belirtilmiştir. TCK m. 257 genel, tali ve tamamlayıcı bir hükümdür. Bir fiil, kanunda özel olarak başka bir suç (yalan tanıklığa azmettirme gibi) olarak tanımlanmışsa, faile o özel suçtan ceza verilir; ayrıca görevini kötüye kullanma suçundan ceza verilmez (suçların içtimaı, fikri içtima). Bu nedenle mahkeme, öncelikle özel suç tipi olan yalan tanıklığa azmettirme suçunun unsurlarının oluşup oluşmadığını değerlendirmelidir. (Kaynak: barandogan.av.tr_..._yalanci-sahitlik-yapmanin-cezasi.html)