Avukatlık Kanunu Taslağı'nda önerilen 'uzman avukatlık' kavramını, getirilmesi düşünülen 10 yıllık kıdem şartı açısından eleştirel bir bakış açısıyla değerlendiriniz. Kıdemin uzmanlık için yeterli ve gerekli bir ölçüt olup olmadığını, alternatif ölçütler önererek tartışınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #95246

Taslakta önerilen 'uzman avukatlık' için 10 yıllık kıdem şartı aranması eleştiriye açıktır. Kıdem, tecrübe için bir gösterge olabilse de, tek başına 'uzmanlık' için yeterli ve objektif bir ölçüt değildir. Eleştiriler: 1) Yetersizlik: 10 yıl boyunca farklı alanlarda çalışan bir avukat, belirli bir alanda uzmanlaşmış olmayabilir. 2) Haksızlık: Mesleğinin başından itibaren belirli bir alana odaklanmış, o alanda yüksek lisans/doktora yapmış genç bir avukat, 10 yıllık kıdemi olmayan ancak kendisinden daha bilgili olabileceği kıdemli bir meslektaşından daha az 'uzman' sayılacaktır. 3) Sübjektiflik: Sırf kıdeme dayalı bir sistem, gerçek bilgi ve yetkinliği ölçmez. Alternatif Ölçütler: Uzmanlık için daha objektif bir sistem kurulabilir. Örneğin: a) Belirli bir mesleki kıdem (örneğin 5 yıl) ön şart olabilir. b) Tıp alanında olduğu gibi, belirli bir uzmanlık alanında yapılacak 'yazılı ve sözlü sınavda' başarılı olma şartı getirilebilir. c) O alanda yayınlanmış makale, kitap gibi akademik çalışmalar veya yüksek lisans/doktora derecesi gibi kriterler aranabilir. d) Belirli sayıda davaya bakmış olmak gibi pratik tecrübeye dayalı ölçütler eklenebilir. Bu şekilde hem tecrübe hem de bilgi birikimi ölçülmüş olur. (Kaynak: sen.av.tr/tr/makale/avukatlik-kanunu-taslagi-degerlendirmesi)