Ceza hukukunda 'fiil tekliği' kavramını, doğal ve hukuki anlamda hareket tekliği ayrımı üzerinden açıklayınız. Aynı müteahhit tarafından, tek bir proje ve ruhsatla inşa edilen bir sitedeki birden fazla binanın aynı depremde yıkılması, ceza hukuku açısından tek fiil olarak kabul edilebilir mi? Gerekçelendiriniz.
Ceza hukukunda 'fiil' veya 'hareket', ceza sorumluluğunun temelini oluşturur. 'Doğal anlamda hareket tekliği', tek bir iradi karara dayanan ve dış dünyada kesintisiz bir bütünlük arz eden davranışları ifade eder. 'Hukuki anlamda hareket tekliği' ise, doğal olarak birden fazla olan hareketin, kanuni düzenleme (tipik hareket tekliği, örneğin yağma) veya hukuki değerlendirme (aynı amaca yönelik kesintili hareketler) yoluyla tek bir fiil sayılmasıdır. Sorudaki senaryoda, aynı müteahhidin, aynı iradeye (tek proje), aynı hukuki işleme (tek ruhsat), aynı malzeme ve teknikle, aynı zaman diliminde ve aynı yerde inşa ettiği binaların yapımı, doğal ve hukuki anlamda hareket tekliği kriterlerine göre 'tek bir fiil' olarak kabul edilebilir. Çünkü tüm bu inşaat faaliyetleri, tek bir iradi kararın ve projenin ürünüdür ve hukuken tek bir bütünlük arz eder. Bu kabulün sonucu, binaların yıkılmasıyla ortaya çıkan tüm neticelerin (ölüm/yaralama), tek bir fiilin sonuçları olarak değerlendirilmesi ve içtima kurallarının (TCK m. 85/2 veya m. 43/3) buna göre uygulanmasıdır. (Kaynak: sen.av.tr/tr/makale/ayni-veya-farkli-ruhsatli-yapilarda-deprem-nedeniyle-gerceklesen-olumler-ile-yaralanmalarda-ictima)