İlk derece mahkemesince kasten yaralama suçundan verilen 3 yıl hapis cezasını, istinaf mahkemesi suç vasfını 'kasten öldürmeye teşebbüs' olarak değiştirerek ancak çeşitli indirimlerle 2 yıl 6 ay hapis cezasına indirmiştir. Bu karara karşı sanığın temyiz hakkı var mıdır? YCGK 2023/504 K. sayılı kararının, CMK m. 286/2-b hükmü ve AİHS Ek 7. Protokol m. 2 karşısındaki yorumunu analiz ediniz.
CMK m. 286/2-b, ilk derece mahkemesinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezalarını 'artırmayan' bölge adliye mahkemesi kararlarının temyiz edilemeyeceğini düzenler. İlk bakışta, ceza miktarı artmadığı için (3 yıldan 2.5 yıla düşmüş) kararın kesin olduğu düşünülebilir. Ancak YCGK 2023/504 K. sayılı kararında bu dar yorumu reddetmiştir. Karara göre; suç vasfının değişmesi (kasten yaralamadan öldürmeye teşebbüse), ceza miktarından bağımsız olarak sanığın hukuki durumunu ağırlaştıran sonuçlar doğurur. Örneğin, infaz rejimi (koşullu salıverme oranları), hak yoksunlukları, tekerrür ve af kanunları karşısındaki durumu tamamen değişir. Bu nedenle, sadece ceza miktarına bakarak temyiz yolunu kapatmak, Anayasa m. 36 (hak arama hürriyeti) ve AİHS Ek 7. Protokol m. 2'de güvence altına alınan 'bir üst mahkemeye erişim hakkı'nı ihlal eder. YCGK, ceza miktarı artmasa dahi, suç vasfının aleyhe değişmesi halinde sanığın temyiz hakkının bulunduğuna ve Yargıtay'ın en azından suç vasfına yönelik olarak dosyayı esastan incelemesi gerektiğine karar vermiştir. (Kaynak: sen.av.tr/tr/makale/suc-vasfinin-degismesi-sebebiyle-temyiz-hakkinin-kisitlanmasi)