TCK m. 273'te düzenlenen şahsi cezasızlık veya cezada indirim nedenini, yalan tanıklık suçunun failinin kimliği ve tanıklıktan çekinme hakkı bağlamında açıklayınız. Bu hükmün özel hukuk uyuşmazlıklarında uygulanabilirliğini tartışınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #95229

TCK m. 273, iki durumda faile ceza indirimi veya cezasızlık imkanı tanır: 1) Kişinin; kendisinin, üstsoyunun, altsoyunun, eşinin veya kardeşinin soruşturma ve kovuşturmaya uğramasına neden olabilecek bir hususta yalan tanıklık yapması. Bu hüküm, kişinin kendisini veya yakınını suçlamaya zorlanamaması ilkesinin bir yansımasıdır. 2) Tanıklıktan çekinme hakkı (CMK m. 45) kendisine hatırlatılmadan gerçeğe aykırı tanıklık yapması. Bu hüküm ise, sanığın usuli güvencelerinin korunması amacını taşır. Ancak TCK m. 273/2, bu hükümlerin 'özel hukuk uyuşmazlıkları kapsamında yapılan yalan tanıklık hallerinde uygulanmayacağını' açıkça belirtir. Dolayısıyla, bir hukuk davasında (tazminat, boşanma vs.) yalan tanıklık yapan kişi, bu yalan tanıklık yakını lehine bile olsa, bu maddedeki indirim veya cezasızlıktan yararlanamaz. Bu ayrımın sebebi, ceza yargılamasındaki kendini ve yakınını suçlamama ayrıcalığının, özel hukuk uyuşmazlıklarının maddi gerçeğe ulaşma hedefi karşısında aynı ağırlıkta görülmemesidir. (Kaynak: barandogan.av.tr_..._yalanci-sahitlik-yapmanin-cezasi.html)