Yalan tanıklık suçunda etkin pişmanlık (TCK m. 274) hangi hallerde cezaya hükmolunmamasını sağlar? Aleyhine tanıklık yapılan kişi hakkında bir hak kısıtlaması kararı verildikten sonra, ancak hükümden önce gerçeğin söylenmesi durumunda ceza indirimi zorunlu mudur?
TCK m. 274/1'e göre, aleyhine tanıklık yapılan kişi hakkında bir hak kısıtlamasını veya yoksunluğunu sonuçlayacak nitelikte bir karar (gözaltı, tutuklama gibi) verilmeden veya mahkemece hüküm kurulmadan önce tanık gerçeği söylerse, hakkında 'cezaya hükmolunmaz'. Bu, tam etkin pişmanlık halidir. TCK m. 274/2'ye göre ise, aleyhine tanıklık yapılan kişi hakkında bir hak kısıtlaması kararı verildikten sonra, fakat hükümden önce gerçeğin söylenmesi halinde, verilecek cezanın üçte ikisinden yarısına kadarı 'indirilebilir'. Buradaki 'indirilebilir' ifadesi, hakime bir takdir yetkisi tanındığını göstermektedir. Yani, bu durumda ceza indirimi yapılması zorunlu değildir; hakim somut olayın özelliklerine göre indirimin uygulanıp uygulanmayacağına ve oranına karar verecektir. (Kaynak: barandogan.av.tr_..._yalanci-sahitlik-yapmanin-cezasi.html)