İhtiyati tedbir kararının uygulanması için HMK m. 393/1'de öngörülen bir haftalık sürenin hukuki niteliği nedir ve bu süreye uyulmamasının sonuçları nelerdir? Bu sürenin asıl davanın açılmış olmasından etkilenip etkilenmediğini tartışınız.
HMK m. 393/1'de öngörülen bir haftalık süre, ihtiyati tedbir kararının uygulanmasını talep etmek için getirilmiş bir 'hak düşürücü' süredir. Süre, kararın tedbir isteyen tarafa tefhim veya tebliğinden itibaren başlar. Bu süreye uyulmaması, yani bir hafta içinde tedbirin uygulanmasının (örneğin icra dairesinden) talep edilmemesi, tedbir kararının 'kendiliğinden kalkması' sonucunu doğurur. Metinde açıkça belirtildiği üzere, bu süre içinde asıl davanın açılmış olması dahi bu sonucu değiştirmez. Yani, dava açılmış olsa bile, tedbirin ayakta kalabilmesi için ayrıca bir hafta içinde uygulanmasının talep edilmesi zorunludur. Bu düzenlemenin amacı, geçici hukuki koruma niteliğindeki tedbirin uzun süre uygulanmadan askıda kalarak kötüye kullanılmasını önlemektir. (Kaynak: barandogan.av.tr_..._ihtiyati-tedbir-kararinin-uygulanmasi.html)