5271 sayılı CMK m. 216/1, delillerin tartışılması aşamasında 'katılana veya vekiline' söz verileceğini belirtirken, sanık için 'sanığa ve müdafiine' ifadesini kullanmaktadır. Bu terminolojik fark, katılanın ve sanığın duruşmadaki beyan hakları açısından nasıl bir anlama gelmektedir?
Bu terminolojik fark, katılan ile sanığın duruşmadaki konumları ve savunma hakkının niteliği arasındaki farkı yansıtan bilinçli bir tercihtir. Anlamı şudur: 1) Katılan İçin ('veya'): Katılan, kendisini bir vekille (avukatla) temsil ettiriyorsa, kural olarak beyanda bulunma ve tartışmaya katılma hakkını vekili aracılığıyla kullanır. Mahkeme, vekili varken ayrıca katılana söz vermek zorunda değildir. 'Veya' kelimesi, bu seçeneği ifade eder; ya katılan ya da vekili konuşur. Bu, katılanın iddia makamının yanında yer alan ikincil bir taraf olmasından kaynaklanır. 2) Sanık İçin ('ve'): Sanık için 've' bağlacının kullanılması, savunma hakkının bölünemez ve devredilemez niteliğini vurgular. Sanık, bir müdafii (avukatı) olsa bile, her zaman bizzat konuşma, beyanda bulunma ve savunma yapma hakkına sahiptir. Müdafiin savunması, sanığın kişisel savunma hakkını ortadan kaldırmaz. Mahkeme, müdafii dinledikten sonra ayrıca sanığa da söz vermek zorundadır. Bu, savunma hakkının hem profesyonel bir temsilci (müdafii) hem de bizzat hakkın sahibi (sanık) tarafından kullanılabilmesini güvence altına alır. Bu fark, sanığın savunma hakkının, katılanın beyan hakkından daha üstün ve daha geniş kapsamlı olduğunun bir göstergesidir (sen.av.tr - Esas Hakkında Mütalaa).