Bir eser sözleşmesinde, iş sahibinin, ayıplı eseri teslim aldıktan sonra, ayıbı yükleniciye ihbar etmeden, eseri bu haliyle satması, ayıba karşı tekeffül haklarını nasıl etkiler?
İş sahibinin, ayıplı eseri bu haliyle satması, kural olarak, yükleniciye karşı ayıba karşı tekeffül haklarını (sözleşmeden dönme, bedel indirimi, onarım) kullanma hakkını ortadan kaldırır. Bu durum, hukuken eserin ayıplı haliyle 'zımnen kabul edildiği' anlamına gelir. Sebepleri şunlardır: 1) Tasarruf Yetkisi: Eseri satmak, malik sıfatıyla yapılan bir tasarruf işlemidir. İş sahibi, eseri ayıplı haliyle benimseyip üzerinde bir malik gibi tasarrufta bulunarak, artık ayıbı bir uyuşmazlık konusu yapmayacağı yönünde bir irade sergilemiş olur. 2) Hakların Devredilmezliği: Ayıba karşı tekeffülden doğan seçimlik haklar, kural olarak sözleşmenin tarafı olan iş sahibine aittir ve şahsi niteliktedir. Bu haklar, eserin mülkiyetiyle birlikte yeni alıcıya kendiliğinden geçmez. Yeni alıcı, ayıptan dolayı yükleniciye değil, kendisine malı satan iş sahibine (satıcıya) karşı satıcının ayıptan sorumluluğu hükümlerine göre başvurabilir. 3) İspat Zorluğu: Eser el değiştirdikten sonra, ayıbın ne zaman ve nasıl oluştuğunu, yüklenicinin mi yoksa yeni malikin kullanımıyla mı meydana geldiğini ispatlamak neredeyse imkansız hale gelir. Bu nedenlerle, ayıbı bilerek eseri satan iş sahibi, yükleniciye karşı tekeffül haklarını ileri süremez.