5271 sayılı CMK m. 226'da düzenlenen ek savunma hakkı, sadece iddianamede belirtilen suçun hukuki niteliğinin sanık aleyhine değişmesi durumunda mı tanınır? Eğer fiilin niteliği, sanığın lehine (daha az ceza gerektiren bir suça) dönüşürse, yine de ek savunma hakkı verilmesi gerekir mi?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #95214

CMK m. 226'nın lafzı, suçun niteliğinin değişmesi durumunda ek savunma hakkı tanınacağını belirtir ve aleyhe veya lehe bir ayrım yapmaz. Ancak, bu kuralın temel amacı, 'savunma hakkını' güvence altına almak ve sanığı hazırlıksız yakalanacağı bir suçlamadan korumaktır. Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre, eğer suçun niteliği sanığın 'aleyhine' (daha ağır bir suça) dönüşüyorsa, ek savunma hakkı verilmesi mutlak bir zorunluluktur ve verilmemesi kesin bir bozma nedenidir. Eğer suçun niteliği sanığın 'lehine' (daha hafif bir suça) dönüşüyorsa, bu durumda ek savunma hakkı verilmemesi genellikle bir bozma nedeni olarak kabul edilmez. Çünkü sanık, zaten daha ağır olan suça karşı savunma yapmıştır ve daha hafif olan suç, bu savunmanın kapsamı içinde kalır. Sanığın bu durumdan bir zarara uğramadığı, aksine lehine bir sonuç doğduğu kabul edilir. Ancak, lehe değişiklik, fiilin unsurlarını tamamen farklılaştırıyor ve sanığın o unsurlara yönelik özel bir savunma yapmasını gerektiriyorsa, dürüst yargılama ilkesi gereği yine de bir beyanının alınması veya bu imkanın tanınması hakkaniyete daha uygun olacaktır. Ama kural olarak, lehe değişiklikte ek savunma zorunluluğu aranmaz.