TMK m. 614'e göre, mirası reddeden mirasçıların, kendilerinden sonra gelen mirasçılardan mirası kabul edip etmeyeceklerinin sorulmasını istemeleri durumunda, sonraki mirasçıların 1 ay içinde cevap vermemesi ne anlama gelir? Bu mekanizmanın, terekenin borca batık olma ihtimaline karşı ilk reddeden mirasçılara sağladığı avantaj nedir?
Sonraki mirasçıların, kendilerine yapılan bildirime rağmen 1 ay içinde mirası kabul ettiklerini açıkça beyan etmemeleri, TMK m. 614/2 uyarınca 'mirası reddetmiş sayılacakları' anlamına gelir. Bu, bir 'zımni ret' karinesidir. Bu mekanizmanın, ilk reddeden mirasçılara sağladığı en büyük avantaj, terekenin tasfiyesi sonucunda bir 'artan değer' kalması durumunda, bu değerin kendilerine verilmesidir (TMK m. 614/3). Normal bir ret işleminde (m. 611-612), reddeden mirasçı tereke ile tüm bağını koparır ve tasfiye sonunda bir fazlalık kalsa bile bundan pay alamaz. Ancak m. 614'teki bu özel yolla, mirasçılar bir yandan terekenin borçlarından şahsen sorumlu olmaktan kurtulurken, diğer yandan alacaklılar ödendikten sonra bir malvarlığı artığı kalırsa, bu artığa sahip olma 'beklenti hakkını' korumuş olurlar. Bu, özellikle terekenin durumunun net olmadığı, borca batık olma ihtimali olan ancak değerli malvarlıkları da içerebilen durumlarda, mirasçılar için riskleri minimize eden bir güvence mekanizmasıdır.