Terk suçunda (TCK m. 97), failin koruma ve gözetim yükümlülüğü altında bulunan bir kişiyi, bir başkasına 'ücret karşılığı bakması için' bırakması, ancak daha sonra bu kişiyi hiç arayıp sormaması, Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin K. 2015/33640 sayılı kararında neden terk suçu olarak kabul edilmemiştir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #95202

Bu durumun terk suçu olarak kabul edilmemesinin nedeni, suçun maddi unsuru olan 'kendi haline terk' fiilinin gerçekleşmemiş olmasıdır. Fail, mağduru korumasız ve tehlikeye açık bir duruma sokmamış, aksine onun bakımını sağlamak üzere ücret karşılığında bir başkasıyla (tanık A ile) anlaşarak, onu bu kişinin himayesine bırakmıştır. Bu anda, mağdur korumasız değildir; bakımı bir başkası tarafından fiilen ve sözleşmesel olarak üstlenilmiştir. Failin daha sonra arayıp sormaması, onun ahlaki veya medeni hukuk anlamındaki (nafaka vb.) yükümlülüklerini ihlal edebilir, ancak bu davranış, başlangıçta güvenli bir ortama bırakılmış olan mağdurun 'terk edilmesi' anlamına gelmez. Terk suçu, bir tehlike suçudur ve eylemin yapıldığı anda somut bir tehlike yaratması gerekir. Mağdur, güvenilir bir bakıcıya teslim edildiği anda bu tehlike oluşmamıştır. Bu nedenle, Yargıtay eylemin TCK m. 97'nin unsurlarını taşımadığına karar vermiştir (barandogan.av.tr - Terk Suçu).