Bir mirasçı, miras bırakanın terekesinin borca batık olduğunu bilmesine rağmen, sırf diğer mirasçılara zarar vermek amacıyla mirası kabul ederse, bu kabul beyanının hukuki sonucu nedir? Diğer mirasçılar bu duruma karşı bir hukuki yola başvurabilir mi?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #95199

Mirasçının bu kabul beyanı, hukuken geçerlidir ve kendisini terekenin tüm borçlarından şahsi malvarlığıyla sorumlu hale getirir. Mirası kabul, tek taraflı bir irade beyanı olup, geçerliliği başka birinin onayına bağlı değildir. Ancak, bu kabulün amacı, diğer mirasçılara zarar vermekse (örneğin, terekenin iflas hükümlerine göre tasfiyesini engelleyerek, normalde alacaklarını tahsil edemeyecek olan kendi alacaklısının, diğer mirasçıların payına düşecek mallara da yönelmesini sağlamak gibi), bu durum diğer mirasçılar açısından bir 'hakkın kötüye kullanılması' (TMK m. 2) teşkil edebilir. Diğer mirasçılar, bu kabul beyanının 'hile' veya 'kötü niyet' ile yapıldığını ve kendi haklarını ihlal ettiğini ileri sürerek, bu kabulün kendileri açısından sonuç doğurmayacağının tespiti için bir dava açabilirler. Bu, karmaşık ve ispatı zor bir dava olmakla birlikte, özellikle kabul eden mirasçının, zarara uğratmak istediği diğer mirasçılarla arasında bir husumet olduğu ve kabulden hiçbir menfaati olmadığı halde sırf zarar vermek için hareket ettiği ispatlanabilirse, mahkeme dürüstlük kuralı gereği diğer mirasçıların haklarını koruyucu bir karar verebilir. Ancak kural olarak, kabul beyanı geçerlidir ve geri alınamaz.