Eser sözleşmesinde, eserin ayıplı olduğu durumlarda iş sahibinin 'sözleşmeden dönme' hakkını kullanması, her zaman sözleşmenin tamamen tasfiyesi anlamına mı gelir? TBK m. 475/1'in son cümlesindeki 'Eser, işsahibinin taşınmazı üzerinde yapılmış olup, sökülüp kaldırılması aşırı zarar doğuracaksa...' hükmü bu duruma nasıl bir istisna getirir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #95189

Hayır, sözleşmeden dönme hakkının kullanılması her zaman sözleşmenin tamamen tasfiyesi anlamına gelmez. Özellikle eser, bir taşınmaz üzerinde yapılmışsa, TBK m. 475/1'in son cümlesi bu duruma önemli bir istisna getirir. Bu hükme göre, eğer eser, iş sahibinin arsası gibi bir taşınmazı üzerine inşa edilmişse ve eserin sökülüp kaldırılması (örneğin, bir binanın yıkılması) 'aşırı zarar' doğuracaksa, iş sahibi, ayıp çok önemli olsa bile sözleşmeden dönme hakkını kullanamaz. Bu kuralın amacı, büyük bir ekonomik değerin (binanın) yok olmasını önlemek ve orantısız bir zararın ortaya çıkmasına engel olmaktır. Bu durumda, dönme hakkı, 'bedelden ayıp oranında indirim isteme' hakkına dönüşür. İş sahibi, sözleşmeyi feshedip arsasının eski haline getirilmesini ve ödediği paranın iadesini talep edemez; bunun yerine, binayı ayıplı haliyle kabul edip, ayıbın yarattığı değer kaybı oranında bedelden indirim yapılmasını veya onarım masrafını talep edebilir. Bu, ahde vefa ilkesinin ve orantılılık ilkesinin bir gereğidir.