TCK m. 97'deki terk suçunun oluşması için, failin, mağdur üzerindeki koruma ve gözetim yükümlülüğünün 'kanundan veya sözleşmeden' kaynaklanması gerektiği belirtilmiştir. Bir grup arkadaşın birlikte dağ yürüyüşüne çıktığı ve birinin yaralanarak hareket edemez hale geldiği bir durumda, diğer arkadaşların onu orada bırakıp gitmesi, bu iki kaynak dışında, 'fiili bir durumdan' kaynaklanan bir garantörlük kapsamında terk suçunu oluşturur mu?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #95186

Evet, oluşturabilir. Doktrinde ve bazı yargı kararlarında, kanun veya sözleşme dışında, belirli tehlikeli bir duruma birlikte girme veya tehlikeli bir durumu bizzat yaratma gibi 'fiili durumlardan' da bir koruma ve gözetim yükümlülüğü (garantörlük) doğabileceği kabul edilmektedir. Bu, 'önceki tehlikeli fiilden kaynaklanan garantörlük' olarak adlandırılır. Bir grup arkadaşın birlikte riskli bir aktivite olan dağ yürüyüşüne çıkması, aralarında zımni bir 'tehlike birliği' oluşturur. Bu birlik, üyelerine, tehlike anında birbirlerine yardım etme ve birbirlerini koruma yönünde fiili bir yükümlülük yükler. Gruptan birinin yaralanması durumunda, diğer sağlıklı üyelerin, onu güvenli bir yere taşımak veya yardım çağırmak gibi ödevleri doğar. Onu orada, tehlikeli koşullar altında (soğuk, vahşi hayvan riski vb.) bırakıp gitmeleri, bu fiili durumdan kaynaklanan garantörlük yükümlülüğünü ihlal eder ve TCK m. 97'deki terk suçunu oluşturabilir. Bu durumda yükümlülüğün kaynağı, kanun veya sözleşme değil, 'tehlike yaratan fiile iştirak'tir.