TCK m. 97'deki terk suçunun basit halinin (f.1) takibi şikayete bağlı değilken, TCK m. 104'teki reşit olmayanla cinsel ilişki suçunun basit halinin (f.1) takibi neden şikayete bağlıdır? İki suç arasında mağdurun 'iradesi'nin rolü açısından nasıl bir fark vardır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #95176

İki suçun takibinin farklı usullere bağlanmasının temel nedeni, suçla korunan hukuki değerin odağında ve mağdurun iradesinin rolünde yatan farktır. 1) Terk Suçu (TCK m. 97): Bu suçta mağdur, 'yaşı veya hastalığı dolayısıyla kendini idare edemeyecek durumda olan' bir kişidir. Bu tanım gereği, mağdurun hukuken anlamlı ve geçerli bir 'iradesi' veya 'rızası' yoktur. Mağdur, tamamen failin insafına kalmıştır. Korunan hukuki değer, sadece mağdurun hayatı ve sağlığı değil, aynı zamanda bu savunmasız kişileri koruma yönündeki 'kamusal ödev'dir. Bu kamusal ödevin ihlali, takibi mağdurun iradesine bırakılamayacak kadar önemli görülmüş ve suç re'sen soruşturulur hale getirilmiştir. 2) Reşit Olmayanla Cinsel İlişki (TCK m. 104/1): Bu suçta ise mağdur, 15-18 yaş grubunda olan ve fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneği gelişmiş bir bireydir. Eylem, mağdurun 'rızası' ile gerçekleşmektedir. Kanun koyucu, bu yaş grubundaki bireylerin cinsel özerkliğini ve iradesini kısmen de olsa tanımış, ancak tam olarak olgunlaşmadıkları için onları koruma altına almıştır. Suçun takibinin şikayete bağlanması, mağdurun bu kısmen tanınan iradesine bir sonuç bağlanmasıdır. Mağdur, bu ilişkinin ortaya çıkmasını ve bir ceza davasına konu olmasını istemeyebilir. Bu, mağdurun özel hayatına ve kişisel tercihlerine bir saygı göstergesidir. Kısacası, birinde irade hiç yokken, diğerinde hukuken kısmen geçerli bir irade vardır ve bu, takip usulünü belirlemiştir.