5271 sayılı CMK m. 226'da düzenlenen 'ek savunma' hakkı ile CMK m. 216/2'de düzenlenen 'cevap hakkı' arasındaki temel fark nedir?
İki hak da savunma hakkının bir parçası olmakla birlikte, amaçları ve ortaya çıktıkları durumlar açısından temel bir fark vardır: 1) Cevap Hakkı (CMK m. 216/2): Bu, yargılamanın normal akışı içinde, delillerin tartışılması aşamasında ortaya çıkan bir haktır. Tarafların, birbirlerinin beyanlarına ve mütalaaya karşı söz alarak kendi tezlerini savunmalarını sağlar. Bu hak, 'mevcut dava konusu ve suç vasfı' içinde kalarak yapılan tartışmalara ilişkindir. Amacı, mevcut iddialara karşı savunmayı sağlamaktır. 2) Ek Savunma Hakkı (CMK m. 226): Bu ise, yargılamanın seyrinde bir 'değişiklik' olduğunda ortaya çıkan, daha temel ve istisnai bir haktır. Eğer yargılama sonucunda fiilin hukuki niteliğinin, iddianamede gösterilenden farklı olabileceği anlaşılırsa (örneğin, hırsızlıktan açılan davanın gasp suçunu oluşturabileceğinin anlaşılması), mahkeme sanığa bu 'yeni suç vasfına' karşı savunma yapması için ayrıca ve özel olarak bir hak tanımak zorundadır. Amacı, sanığı, hakkında başlangıçta iddia edilmeyen ve daha ağır olabilecek yeni bir suçlamaya karşı hazırlıksız yakalanmaktan korumaktır. Cevap hakkı, bilinen bir iddiaya karşı anlık bir savunma iken; ek savunma hakkı, değişen bir iddiaya karşı yeniden ve kapsamlı bir savunma yapma imkanıdır.