Bir eser sözleşmesinde, iş sahibinin, ayıplı olduğunu düşündüğü eser nedeniyle yükleniciye karşı açtığı davada, yüklenicinin savunması, iş sahibinin verdiği 'hatalı talimatlar' nedeniyle eserin ayıplı olduğu yönündeyse, bu durumun ispat yükü kime aittir ve TBK m. 476 bu duruma nasıl bir çözüm getirir?
Bu durumda ispat yükü yer değiştirir ve eserin ayıplı olmasının iş sahibinin talimatından veya onun sorumlu olduğu bir nedenden kaynaklandığını ispat etme yükümlülüğü 'yükleniciye' aittir. Kural olarak, eserin ayıplı olduğunu ispat yükü iş sahibindedir. Ancak yüklenici, ayıbın kendi kusurundan değil, iş sahibinden kaynaklandığını ileri sürüyorsa, bu bir 'savunma' değil, bir 'itiraz' niteliğindedir ve bu itirazını ispatlamak zorundadır. TBK m. 476, bu duruma özel bir çözüm getirir. Bu maddeye göre, yüklenici, iş sahibinin verdiği malzemenin veya gösterdiği arsanın ayıplı olduğunu ya da iş sahibinin talimatlarının işin gereği gibi yapılmasına engel teşkil ettiğini fark ederse, bu durumu 'gecikmeksizin iş sahibine bildirmekle' yükümlüdür. Eğer yüklenici bu 'ihbar yükümlülüğü'nü zamanında yerine getirmişse ve iş sahibi buna rağmen o malzeme veya talimatta ısrar etmişse, ortaya çıkacak ayıptan yüklenici sorumlu olmaz. Ancak, yüklenici bu durumu fark edip de ihbar etmezse, ortaya çıkan ayıptan kendisi sorumlu olur. Dolayısıyla, yüklenicinin bu savunmasının başarılı olabilmesi için, hem ayıbın iş sahibinin talimatından kaynaklandığını hem de bu durumu zamanında iş sahibine bildirdiğini ispatlaması gerekir.