5271 sayılı CMK m. 223/2'de sayılan beraat nedenleri (örneğin, 'fiilin kanunda suç olarak tanımlanmamış olması', 'suçun sanık tarafından işlenmediğinin sabit olması', 'yüklenen suçun unsurlarının oluşmaması') ile m. 223/2-e'deki 'suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması' arasındaki temel fark nedir?
Temel fark, mahkemenin ulaştığı kanaatin kesinlik derecesi ve beraatın maddi gerekçesidir. 1) Diğer Beraat Nedenleri (a, b, c, d fıkraları): Bu fıkralarda, mahkeme maddi veya hukuki bir konuda 'pozitif' ve 'kesin' bir sonuca ulaşmıştır. Örneğin; - (a) fıkrasında, fiilin suç olmadığı kesindir. - (b) fıkrasında, fiili sanığın işlemediği kesindir (gerçek fail başkasıdır veya sanığın o anda orada olmadığı ispatlanmıştır). - (c) fıkrasında, suçun maddi veya manevi unsurlarından birinin (kast, taksir vb.) kesin olarak bulunmadığı anlaşılmıştır. Bu durumlarda şüphe yoktur, ortada kesin bir aklanma durumu vardır. 2) m. 223/2-e (Sabit Olmama): Bu fıkrada ise mahkeme, bir kesinliğe ulaşamamıştır. Ortada bir 'şüphe' hali vardır. Mahkeme, 'sanık suçsuzdur' diyememekte, ancak 'sanık suçludur da diyememektedir'. İddia makamı, suçluluğu şüpheye yer bırakmayacak şekilde ispatlayamadığı için, mahkeme masumiyet karinesi ve 'şüpheden sanık yararlanır' ilkesi gereği beraat kararı vermektedir. Bu, bir 'delil yetersizliği beraatı'dır. Diğerleri ise 'maddi veya hukuki kesinliğe dayalı beraat' kararlarıdır.