Bir eser sözleşmesinde, eserin, sözleşmede kararlaştırılan amaca uygun olmasına rağmen, iş sahibinin kişisel beklentilerini veya estetik anlayışını karşılamaması 'ayıp' olarak nitelendirilebilir mi?
Kural olarak, hayır. Eser sözleşmesinde 'ayıp'ın varlığı, objektif kriterlere ve sözleşmedeki somut taahhütlere göre belirlenir. Eğer eser, sözleşmede kararlaştırılan niteliklere sahipse, fen ve sanat kurallarına uygun olarak yapılmışsa ve kararlaştırılan kullanım amacını yerine getiriyorsa, hukuken 'ayıpsız' kabul edilir. İş sahibinin, sözleşmede belirtmediği, tamamen kendi sübjektif, kişisel beklentilerinin veya estetik anlayışının karşılanmamış olması, bir ayıp teşkil etmez. Örneğin, sözleşmede rengi belirtilmemiş bir duvarın, iş sahibinin sonradan 'ben bu rengi beğenmedim' demesi, bir ayıp iddiası için yeterli değildir. Ancak, eğer iş sahibi, sözleşme yapılırken belirli estetik beklentilerini (özel bir renk tonu, özel bir doku, özel bir tasarım gibi) sözleşmenin bir parçası haline getirmiş ve yüklenici de bunu taahhüt etmişse, o zaman bu beklentinin karşılanmaması bir 'sözleşmesel ayıp' oluşturur. Kısacası, ayıp, sübjektif beğenilere göre değil, objektif ve sözleşmesel standartlara göre belirlenir.