TCK m. 104'ün 2. fıkrasında düzenlenen, aralarında evlenme yasağı bulunan kişi tarafından işlenen nitelikli reşit olmayanla cinsel ilişki suçunda, mağdurun rızası hukuken geçerli midir? Bu fıkranın şikayete tabi olmamasının ardındaki mantık nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #95162

Evet, bu fıkranın uygulanabilmesi için de, suçun temel şeklinde olduğu gibi, mağdurun 'rızasının' bulunması gerekir. Eğer cebir, tehdit veya hile varsa, eylem yaş grubuna göre TCK m. 102 veya 103'teki cinsel saldırı veya istismar suçunu oluşturur. TCK m. 104/2'deki nitelikli hal, rızaya dayalı bir cinsel ilişkinin, failin özel statüsü (mağdurla arasında evlenme yasağı olması) nedeniyle daha ağır cezalandırılmasını öngörür. Bu fıkranın şikayete tabi olmamasının ardındaki mantık, suçla korunan hukuki değerin sadece mağdurun cinsel dokunulmazlığı olmamasıdır. Bu suçla, aynı zamanda 'aile düzeni', 'toplumun genel ahlakı' ve 'neslin korunması' gibi kamusal niteliği ağır basan hukuki değerler de korunmaktadır. Failin, mağdur üzerindeki ailevi otoritesini, güven ilişkisini ve mağdurun bu ilişki içindeki savunmasızlığını kötüye kullanması, fiili sadece bireysel bir suç olmaktan çıkarıp, kamu düzenini de ilgilendiren bir hale getirir. Korunan kamusal menfaatin üstünlüğü nedeniyle, suçun takibi mağdurun şikayetine bırakılmamış, re'sen soruşturulması gereken bir suç olarak düzenlenmiştir (kadimhukuk.com.tr - Reşit Olmayanla Cinsel İlişki Suçu Cezası).