5271 sayılı CMK'nın 273. maddesinin (1) numaralı fıkrası uyarınca, istinaf istemi 'hükmü veren mahkemeye bir dilekçe verilmesi veya zabıt kâtibine bir beyanda bulunulması' suretiyle yapılır. Tutuklu bir sanık, cezaevi idaresi aracılığıyla dilekçe verdiğinde, istinaf süresi hangi tarihte durmuş sayılır? Dilekçenin cezaevine verildiği tarih mi, yoksa mahkemeye ulaştığı tarih mi?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #95160

Bu durumda istinaf süresi, dilekçenin 'cezaevi idaresine verildiği tarihte' durmuş sayılır. CMK m. 273/1'in sonunda 'Tutuklu sanık hakkında 263 üncü madde hükmü saklıdır.' ifadesi yer almaktadır. CMK m. 263/1 ise, 'Tutuklu bulunan şüpheli veya sanık, zabıt kâtibine veya tutuklu bulunduğu ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak suretiyle veya bu hususta bir dilekçe vererek kanun yollarına başvurabilir.' demektedir. Aynı maddenin ikinci fıkrası ise, bu beyan veya dilekçenin ilgili deftere kaydedileceğini ve bu kaydın yapıldığı tarihin, başvurunun yapıldığı tarih olarak kabul edileceğini belirtir. Bu özel hüküm, tutuklu kişinin, süreyi kaçırma riskine karşı korunmasını amaçlamaktadır. Postadaki gecikmeler veya idari işlemler nedeniyle dilekçenin mahkemeye geç ulaşması, tutuklu sanığın aleyhine bir sonuç doğurmaz. Süre, dilekçenin cezaevi idaresine teslim edildiği ve kayda alındığı an itibarıyla kesilmiş olur (AYM, E. 2022/144, K. 2023/137, § 5).