Anayasa Mahkemesi'nin Abdulkadir Tuncay kararında, başvurucunun, görevine iade edilirken önceki yöneticilik unvanına atanmaması Anayasa m. 20 (özel hayata saygı hakkı) kapsamında bir ihlal olarak kabul edilmiştir. Bu ihlal kararının, benzer durumda olan ve henüz dava açmamış diğer memurlar için 'emsal' niteliği var mıdır?
Evet, bu ihlal kararının benzer durumdaki diğer memurlar için 'emsal' niteliği vardır. Anayasa Mahkemesi'nin bireysel başvuru sonucunda verdiği ihlal kararları, kural olarak sadece başvuran kişi için bağlayıcıdır ve o kişinin davasında ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılmasını sağlar. Bu kararlar, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararları veya AYM'nin norm denetimi kararları gibi mutlak bağlayıcı değildir. Ancak, Anayasa'nın 153. maddesindeki 'Anayasa Mahkemesi kararları... yargı organlarını... bağlar' hükmü ve hukuk devleti ilkesi gereği, AYM'nin belirli bir konuda yaptığı yorum ve ulaştığı sonuç, benzer hukuki durumdaki uyuşmazlıklara bakacak olan idare ve derece mahkemeleri için 'yol gösterici' ve 'dikkate alınması gereken' bir 'emsal' niteliği taşır. Benzer bir durumda olan bir memur, dava açtığında, Abdulkadir Tuncay kararını emsal göstererek, idarenin işleminin ve dayandığı kanun hükmünün Anayasa'ya aykırı olduğunu ileri sürebilir. Derece mahkemelerinin, Anayasa Mahkemesi'nin bu yerleşik hale gelen yorumunu göz ardı ederek aksi yönde karar vermesi, yeni bir hak ihlaline ve Anayasa'nın üstünlüğü ilkesinin zedelenmesine yol açar.