5271 sayılı CMK m. 223/2-e uyarınca verilen 'suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması' nedeniyle beraat kararı, sanığın daha sonra aynı fiil nedeniyle tazminat davasına konu olmasını engeller mi? Bu kararın hukuk mahkemesindeki delil gücü nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #95150

Hayır, bu beraat kararı, sanığın daha sonra aynı fiil nedeniyle hukuk mahkemesinde tazminat davasına konu olmasını kesin olarak engellemez. Bunun nedeni, ceza hukuku ile özel hukuk (borçlar hukuku) arasındaki ispat standartlarının ve sorumluluk rejimlerinin farklı olmasıdır. Ceza mahkemesinin 'suçun sanık tarafından işlendiği sabit değil' demesi, 'sanık bu fiili kesinlikle işlemedi' anlamına gelmez; sadece 'suçluluğu şüpheye yer bırakmayacak şekilde ispatlanamadı' anlamına gelir. Hukuk mahkemesinde ise, tazminat sorumluluğu için 'kuvvetli ispat' veya 'yaklaşık ispat' gibi daha düşük bir ispat standardı yeterli olabilir. Ceza mahkemesi kararları, Borçlar Kanunu m. 74 uyarınca, hukuk hakimini kural olarak bağlamaz. Hukuk hakimi, ceza mahkemesinin topladığı delilleri ve beraat kararının gerekçesini 'takdiri delil' olarak değerlendirir, ancak kendi delillerini toplayarak farklı bir sonuca varabilir. Örneğin, ceza davasında şüphe nedeniyle beraat eden bir kişi, hukuk mahkemesinde tanık beyanları ve diğer emarelerle fiili işlediğine kanaat getirilerek tazminata mahkum edilebilir.