Terk suçunda (TCK m. 97), koruma ve gözetim yükümlülüğünün 'sözleşmeden' kaynaklanabileceği belirtilmiştir. Komşusunun ricası üzerine, onun çocuğuna birkaç saatliğine bakmayı 'gönüllü olarak' kabul eden bir kişinin, bu süre içinde çocuğu terk etmesi durumunda, aralarında yazılı bir sözleşme olmamasına rağmen bu suçu işlediği kabul edilebilir mi?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #95146

Evet, kabul edilebilir. Metinde, sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüğün 'şekle bağlı olmadığı', 'yazılı ya da sözlü olabileceği gibi gönüllü üstlenme şeklinde fiili durumdan da kaynaklanabileceği' belirtilmiştir. Komşusunun ricası üzerine çocuğa bakmayı kabul etmek, taraflar arasında 'sözlü bir vekalet veya hizmet sözleşmesi' kurulduğu anlamına gelir. Bu kabul beyanıyla birlikte, kişi çocuk üzerinde belirli bir süre için 'fiili bir koruma ve gözetim yükümlülüğü' üstlenmiş olur. Bu yükümlülük, TCK m. 97 anlamında 'sözleşmeden kaynaklanan' bir yükümlülüktür. Kişi, bu görevi gönüllü olarak ve bir ücret almadan üstlenmiş olsa bile, bir kez kabul ettikten sonra bu sorumluluktan keyfi olarak sıyrılamaz. Bu süre içinde çocuğu kendi haline terk etmesi, üstlendiği bu fiili ve hukuki sorumluluğu ihlal ettiği için terk suçunu oluşturur (barandogan.av.tr - Terk Suçu).