OHAL Komisyonu kararıyla görevine iade edilen ve önceki yöneticilik unvanına atanmayan Abdulkadir Tuncay'ın davasında, müdahalenin dayanağı olan 7075 sayılı Kanun'un 10. maddesinin ilgili hükmü, Anayasa Mahkemesi tarafından daha önce Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edilmişti. Bu durum, bireysel başvuru incelemesinde 'kanunilik' ilkesi açısından ne anlama gelir?
Bu durum, özel hayata saygı hakkına yapılan müdahalenin, Anayasa'nın 13. maddesinde aranan 'kanunla öngörülme' şartını taşımadığı ve dolayısıyla 'kanunsuz' olduğu anlamına gelir. Kanunilik ilkesi, bir müdahalenin sadece şeklen bir kanun hükmüne dayanmasını değil, aynı zamanda o hükmün Anayasa'ya uygun, geçerli bir hukuk kuralı olmasını da gerektirir. Anayasa Mahkemesi tarafından Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edilmiş bir kanun hükmü, hukuken 'yok' hükmündedir ve geçerli bir yasal dayanak teşkil edemez. Somut olayda, idarenin ve derece mahkemelerinin, AYM tarafından zaten iptal edilmiş bir kurala dayanarak işlem tesis etmeleri ve karar vermeleri, müdahaleyi temelden sakatlamıştır. Anayasa Mahkemesi de Abdulkadir Tuncay başvurusunda (§ 50), müdahalenin dayanağını oluşturan düzenlemenin Anayasa'ya aykırı olduğunun daha önce tespit edildiğini vurgulayarak, müdahalenin 'kanunilik' koşulunu sağlamadığı sonucuna varmış ve bu nedenle ihlal kararı vermiştir. Diğer güvence ölçütlerini (meşru amaç, ölçülülük) incelemeye gerek bile görmemiştir.