TMK m. 611/2'de, 'Miras, en yakın yasal mirasçıların tamamı tarafından reddolunursa, bunlar tarafından sulh mahkemesine iflas hükümlerine göre tasfiye edilir' denilmektedir. Bu hükümde bir yazım hatası veya anlam kayması var mıdır? Miras kim tarafından tasfiye edilir ve bu düzenleme TMK m. 612 ile nasıl bir ilişki içindedir?
Metinde bir anlam kayması vardır; bu hüküm, TMK m. 612'nin eski halini veya yanlış bir aktarımını yansıtıyor olabilir. Güncel TMK m. 612'ye göre, 'En yakın yasal mirasçıların tamamı tarafından reddolunan miras, sulh mahkemesince iflâs hükümlerine göre tasfiye edilir.' Tasfiyeyi yapacak olan, mirası reddeden mirasçılar değil, 'sulh hukuk mahkemesi'dir. Mahkeme, bu tasfiye için genellikle bir tasfiye memuru (tereke temsilcisi) atar. Metindeki TMK m. 611/2 ifadesi, muhtemelen bir yazım hatasıdır ve kastedilen TMK m. 612'dir. TMK m. 611, tek bir mirasçının reddinin sonuçlarını düzenlerken, TMK m. 612, aynı derecedeki tüm mirasçıların reddetmesi durumunu düzenler. Bu iki madde arasındaki ilişki şudur: Eğer aynı zümredeki mirasçılardan sadece biri reddederse, onun payı diğerlerine geçer (m. 611). Ama o zümredeki herkes reddederse, paylar bir sonraki zümreye geçmez, tereke doğrudan tasfiye sürecine girer (m. 612). Bu, terekenin borca batık olduğuna dair çok güçlü bir karine teşkil eder.