TCK m. 289'daki muhafaza görevini kötüye kullanma suçunun faili 'yediemin'dir. Bir malın, icra memuru tarafından değil de, tarafların kendi aralarında anlaşarak, borçlunun mallarını muhafaza etmesi için belirledikleri üçüncü bir kişiye bırakılması durumunda, bu kişi 'yediemin' sayılır mı ve bu suçu işleyebilir mi?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #95139

Hayır, bu kişi TCK m. 289 anlamında 'yediemin' sayılmaz ve bu suçu işleyemez. TCK m. 289'un uygulanabilmesi için, failin 'muhafaza edilmek üzere kendisine RESMEN teslim olunan' bir kişi olması gerekir. 'Resmi teslim', kanuna göre yetkili bir kamu makamının (icra dairesi, mahkeme, savcılık) kararı ve işlemiyle gerçekleşen teslimdir. Tarafların kendi aralarında özel hukuk sözleşmesiyle (örneğin, bir ariyet veya vedia sözleşmesiyle) bir kişiyi 'muhafız' olarak belirlemeleri, o kişiye TCK m. 289 anlamında bir 'yedieminlik' sıfatı kazandırmaz. Bu kişinin, kendisine bırakılan mal üzerinde haksız bir tasarrufta bulunması, TCK m. 289'u değil, koşulları varsa TCK m. 155'teki 'güveni kötüye kullanma' suçunu oluşturabilir. İki suç arasındaki temel fark, görevin kaynağıdır; birinde kamu otoritesi, diğerinde ise özel hukuk ilişkisi vardır.