5271 sayılı CMK m. 273/1'de düzenlenen 7 günlük istinaf süresi, bir 'hak düşürücü süre' midir, yoksa bir 'düzenleyici süre' midir? Bu iki süre türü arasındaki temel fark nedir ve bu süreye uyulmamasının sonucu ne olur?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #95138

Bu süre, bir 'hak düşürücü süre'dir. İki süre türü arasındaki temel fark şudur: 1) Hak Düşürücü Süre: Kanunda belirli bir hakkın kullanılması için öngörülen ve geçirilmesi halinde o hakkın bir daha kullanılamayacak şekilde ortadan kalkmasına (düşmesine) neden olan kesin sürelerdir. Mahkeme tarafından re'sen (kendiliğinden) dikkate alınır. 2) Düzenleyici Süre: Yargılamanın düzenli bir şekilde yürümesi için öngörülen, genellikle taraflara veya mahkemeye belirli bir işlemi yapması için tanınan sürelerdir. Geçirilmesi, kural olarak bir hak kaybına neden olmaz, ancak bazı usuli sonuçları olabilir (örneğin, delil sunma süresini geçiren tarafın o delili ileri sürememesi gibi). İstinaf süresi, bir kanun yolu başvuru hakkının kullanılması için öngörüldüğünden, tipik bir hak düşürücü süredir. Bu 7 günlük süreye uyulmaması, yani başvurunun 8. günde yapılması, istinaf hakkının tamamen kaybedilmesi sonucunu doğurur. Mahkeme, süresinde yapılmayan bir istinaf başvurusunu, esasa girmeden 'süre aşımı nedeniyle reddetmek' zorundadır. Bu süre, tarafların anlaşmasıyla veya hakimin kararıyla uzatılamaz (eski hale getirme gibi istisnai durumlar hariç).