OHAL Komisyonu kararı ile görevine iade edilen bir memurun, Anayasa Mahkemesi'nin Abdulkadir Tuncay kararında olduğu gibi, önceki yöneticilik unvanına atanmaması işlemi, Anayasa'nın 14. maddesinde düzenlenen 'ayrımcılık yasağı'nı ihlal eder mi?
Başvurucu, Abdulkadir Tuncay başvurusunda ayrımcılık yasağının ihlal edildiğini de iddia etmiştir. Bu iddia, güçlü bir hukuki temele sahiptir. Ayrımcılık yasağı (Anayasa m. 10), benzer hukuki durumda olan kişilere, haklı bir neden olmaksızın farklı muamele yapılmasını yasaklar. Somut olayda, 'benzer durumdaki kişiler', haklarındaki adli veya idari süreçler sonucunda aklanarak kamu görevine dönen memurlardır. Başvurucu, OHAL KHK'sı ile ihraç edilip Komisyon kararıyla iade edildiği için, diğer suç isnatlarıyla (örneğin, adi bir suçtan yargılanıp beraat eden) görevden uzaklaştırılıp iade edilen memurlara göre farklı bir muameleye tabi tutulmaktadır. Diğer memurlar eski görevlerine dönerken, OHAL kapsamında işlem görenler kategorik olarak yöneticilik görevinden mahrum bırakılmaktadır. Bu farklı muamelenin, 'objektif ve makul bir gerekçesi' bulunmuyorsa, ayrımcılık yasağı ihlal edilmiş olur. Komisyon kararıyla aklanmış olmak, kişi hakkındaki şüphelerin ortadan kalktığı anlamına geldiği için, bu farklı muameleyi haklı kılacak bir neden kalmamaktadır. AYM, bu iddiayı özel hayata saygı hakkı ihlali kararı verdiği için ayrıca incelememiş olsa da, bu tür bir uygulama ayrımcılık yasağının ihlali potansiyelini güçlü bir şekilde taşımaktadır (Abdulkadir Tuncay Başvurusu, § 32).