657 sayılı DMK m. 58, 'Adaylık devresi içinde eğitimde başarılı olan adaylar disiplin amirlerinin teklifi ve atamaya yetkili amirin onayı ile... asli memurluğa atanırlar.' demektedir. Bu hüküm, idareye bir takdir hakkı tanır mı, yoksa adaylık şartlarını tamamlayan bir memurun atanması zorunlu mudur?
Bu hüküm, idareye bir takdir hakkı tanımaz; bu bir 'bağlı yetki'dir. DMK'nın 54-57. maddeleri, adaylıktan çıkarılma veya başarısız sayılma hallerini sınırlı olarak saymıştır. Bir aday memur, bu olumsuz şartlardan hiçbirini taşımıyorsa, yani; 1) Temel, hazırlayıcı eğitim ve stajını başarıyla tamamlamışsa, 2) Adaylık süresi içinde aylıktan kesme veya kademe ilerlemesinin durdurulması cezası almamışsa, 3) Memuriyetle bağdaşmayacak hal ve hareketleri veya göreve devamsızlığı tespit edilmemişse, idarenin, bu adayı asli memurluğa atamaktan başka bir seçeneği yoktur. 'Teklif' ve 'onay' mekanizması, işlemin usulünü belirler, idareye 'atayıp atamama' konusunda bir serbesti tanımaz. Şartları taşıyan adayın atanması, onun için kazanılmış bir hak, idare için ise bir zorunluluktur. İdarenin, bu şartları taşıyan bir adayın asaletini tasdik etmemesi, hukuka aykırı bir işlem olur ve iptal davasına konu edilebilir (kadimhukuk.com.tr - Asalet Tasdik).