Mirasçılardan biri, terekenin borca batık olduğunu bilerek mirası reddederken, diğer mirasçılar mirası kabul etmiştir. Reddeden mirasçının alacaklıları, TMK m. 617 uyarınca reddin iptali davası açtığında, bu davanın kabul edilmesi diğer mirasçıların durumunu nasıl etkiler?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #95125

Bu davanın kabul edilmesi, mirası kabul eden diğer mirasçıların durumunu doğrudan etkilemez. Reddin iptali davası, sadece mirası reddeden borçlu mirasçı ile onun alacaklıları arasında bir hukuki sonuç doğurur. Dava kabul edildiğinde, TMK m. 617/2'ye göre 'miras resmen tasfiye edilir'. Ancak bu tasfiye, tüm terekenin tasfiye edileceği anlamına gelmez. Sadece, iptal davasına konu olan ve mirası hileli bir şekilde reddeden mirasçının 'payı' resmen tasfiye edilir. Mirası usulüne uygun olarak kabul etmiş olan diğer mirasçılar, kendi paylarını bu tasfiyeden bağımsız olarak, külli halefiyet ilkesi gereği borçlarıyla birlikte almışlardır. Onların mirasçılık sıfatı ve tereke borçlarından kendi payları oranında şahsen sorumlulukları devam eder. Reddeden mirasçının payından, borçları ödendikten sonra bir değer artarsa, bu artan değer, mirası kabul etmiş olan diğer mirasçılara değil, 'ret geçerli olsa idi bundan yararlanacak olan mirasçılara' verilir. Bu da genellikle, yine mirası kabul eden diğer mirasçılar olur. Ancak temel kural, iptal davasının sadece reddeden mirasçının payı üzerinde etkili olmasıdır.