Bir aday memur, adaylık süresi içinde 'kınama' cezası almıştır. Bu durum, DMK m. 57 uyarınca görevine son verilmesi için bir neden midir? İdare, bu kınama cezasını gerekçe göstererek DMK m. 56'daki 'memuriyetle bağdaşmayacak hal' kapsamında bir değerlendirme yapabilir mi?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #95123

Hayır, 'kınama' cezası almış olmak, DMK m. 57 uyarınca doğrudan bir görevden son verme nedeni değildir. DMK m. 57, bu sonucu sadece 'aylıktan kesme' ve 'kademe ilerlemesinin durdurulması' cezaları için öngörmüştür. Bu sayım tahdidi (sınırlı) olduğu için, kınama veya uyarma cezaları bu madde kapsamında otomatik bir ilişik kesme sebebi oluşturmaz. Ancak idare, bu kınama cezasının dayanağı olan fiili, DMK m. 56 kapsamında 'memuriyetle bağdaşmayacak hal' olarak değerlendirebilir. Örneğin, adayın 'görev sırasında amirine saygısızlık' fiili nedeniyle kınama cezası alması, aynı zamanda onun memuriyetin gerektirdiği hiyerarşi ve ciddiyetle bağdaşmayan bir tutum içinde olduğunun da bir göstergesi olarak yorumlanabilir. Bu durumda idare, sadece kınama cezasını değil, o cezanın altındaki fiilin niteliğini, adayın genel tutumunu ve memuriyete uygunluğunu bir bütün olarak değerlendirerek, DMK m. 56'ya dayanarak (m. 57'ye değil) görevine son verme teklifinde bulunabilir. Ancak bu işlemin de somut gerekçelere dayanması ve keyfi olmaması gerekir (kadimhukuk.com.tr - Asalet Tasdik).