Yargıtay 8. Ceza Dairesi'nin K. 2019/2928 sayılı kararında, orman suçunda kullanılan ve sanığa yediemin olarak teslim edilen traktörün, Orman Kanunu'na aykırı olarak idarece uzun süre geri alınmaması nedeniyle sanığın beraatine karar verilmiştir. Bu kararın hukuki mantığını, 'hukuka uygun görevlendirme' ve 'görevin devamlılığı' ilkeleri açısından açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #95117

Bu kararın hukuki mantığı, yedieminlik görevinin hukuka uygunluğunun sadece başlangıçta değil, suç tarihi itibarıyla da devam etmesi gerektiği ve idarenin kendi ihmalinden sanığın süresiz olarak sorumlu tutulamayacağı ilkesine dayanmaktadır. 1) Hukuka Uygun Görevlendirmenin Devamlılığı: TCK m. 289'daki suçun oluşabilmesi için, yedieminlik görevinin suç tarihi itibarıyla hukuken devam ediyor olması gerekir. Orman Kanunu ve ilgili yönetmelik, suçta kullanılan nakil vasıtalarının 'en kısa zamanda' orman idaresince geri alınmasını emretmektedir. İdarenin bu yasal emre uymayarak traktörü yıllarca sanıkta bırakması, görevin hukuki temelini zayıflatmakta ve onu fiili bir duruma dönüştürmektedir. 2) Dürüstlük Kuralı ve Külfetin Orantılılığı: Kararda vurgulanan en önemli nokta, sanığa 'suça konu eşyayı bedelsiz olarak bu kadar uzun süre saklama yükümlülüğü yüklenemeyeceği'dir. Bu, TMK m. 2'deki dürüstlük kuralının bir yansımasıdır. İdarenin kendi ihmaliyle yarattığı bir durumdan dolayı, sanıktan sonsuza dek bir malı hiçbir karşılık almadan muhafaza etmesini beklemek, hakkaniyete ve orantılılık ilkesine aykırıdır. İdarenin ihmali, sanığın görevinin hukuki geçerliliğini ve devamlılığını ortadan kaldırdığı için, suçun 'hukuka aykırılık' unsuru oluşmamıştır ve bu nedenle beraat kararı verilmiştir.