Gönüllü vazgeçmede (TCK m. 36), failin icra hareketlerini tamamladıktan sonra, neticenin gerçekleşmesini 'kendi çabalarıyla' önlemesi gerekir. Zehirlediği kişiyi kurtarması için ambulansı arayan, ancak ambulans yolda kaza yaptığı için ulaşamayan ve mağdurun başka birinin tesadüfen yardımıyla kurtulduğu bir durumda, fail gönüllü vazgeçmeden yararlanabilir mi?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #95114

Bu durum, doktrinde ve uygulamada tartışmalı olmakla birlikte, genel kabul gören görüşe göre fail gönüllü vazgeçmeden yararlanamaz. TCK m. 36, failin 'kendi çabalarıyla' neticeyi önlemesini aramaktadır. Bu, failin çabası ile neticenin önlenmesi arasında bir 'nedensellik bağı' olması gerektiği şeklinde yorumlanır. Failin çabaları, neticeyi önlemeye elverişli ve yeterli olmalı ve netice bu çabalar sayesinde önlenmelidir. Örnekteki durumda fail, ambulansı arayarak neticeyi önlemek için 'ciddi bir çaba' göstermiştir. Ancak ölüm neticesi, onun bu çabasıyla değil, tamamen ondan bağımsız, tesadüfi bir üçüncü kişinin yardımıyla önlenmiştir. Failin çabası sonuca ulaşmamıştır. Bu durumda, failin eylemi 'sonucu önlemeye elverişli olmayan teşebbüs' veya 'tamamlanmış teşebbüs' olarak kabul edilir. Fail, kasten öldürmeye teşebbüs suçundan sorumlu tutulur, ancak ceza belirlenirken, neticeyi önlemek için gösterdiği bu çaba, lehine bir takdiri indirim nedeni (TCK m. 62) olarak dikkate alınabilir. Gönüllü vazgeçme için sadece çaba göstermek değil, o çabanın sonuca ulaşması da gerekir.