Abdulkadir Tuncay başvurusunda, başvurucu, yöneticilik görevine atanmamasına ilişkin derece mahkemesi kararının gerekçesiz olduğundan bahisle adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini de ileri sürmüştür. Anayasa Mahkemesi'nin, bu iddiayı değil de, özel hayata saygı hakkı ihlalini esas almasının stratejik nedeni ne olabilir?
Anayasa Mahkemesi'nin bu stratejisinin birkaç nedeni olabilir: 1) Sorunun Özüne Odaklanma: Başvurudaki temel ve asıl sorun, derece mahkemesi kararının gerekçesinin niteliğinden çok, o karara ve idari işleme dayanak olan uygulamanın (yöneticilik görevine iade etmeme) kendisinin yarattığı hak ihlalidir. AYM, daha tali (usuli) bir soruna odaklanmak yerine, meselenin özünü teşkil eden maddi hak ihlalini (özel hayata saygı hakkı) incelemeyi tercih etmiştir. 2) Daha Etkili ve Kapsamlı Bir Karar: Özel hayata saygı hakkı üzerinden verilen bir ihlal kararı, sadece somut olaydaki usuli bir hatayı değil, benzer durumdaki tüm bireyleri etkileyen uygulamanın kendisinin Anayasa'ya aykırılığını daha güçlü bir şekilde ortaya koyar. Bu, daha prensip niteliğinde ve yol gösterici bir karardır. 3) Kanunilik Denetimi İmkanı: Meseleyi özel hayata saygı hakkı üzerinden ele almak, AYM'ye, müdahalenin dayanağı olan kanun hükmünün (7075 sy. Kanun m. 10) 'kanunilik' ölçütünü (Anayasa m. 13) karşılayıp karşılamadığını denetleme imkanı vermiştir. Nitekim Mahkeme, bu hükmün daha önce kendisi tarafından iptal edildiğini belirterek, müdahalenin kanuni dayanaktan yoksun olduğu sonucuna varmıştır. Gerekçeli karar hakkı ihlali iddiası, bu kadar temel bir kanunilik denetimine olanak tanımazdı. Bu nedenlerle Mahkeme, daha temel ve geniş kapsamlı bir ihlal tespiti yapabilmek için özel hayata saygı hakkını incelemeyi tercih etmiştir.